Moldova Bahçesi

Ülke:

Moldova Cumhuriyeti

Tema:

Moldova Cumhuriyetinin Biyoçeşitliliği

 

“Peri Masalı Bahçesi”

 aDSC_2396

Sergi Hedefi ve İçeriği

 “Peri Masalları Bahçesinin” prototipi ülkenin kültürel mirasının bir parçası olan 19. yy’den kalma ulusal bir halıdır (resme bakınız). Moldova’lı takım Moldova Cumhuriyetinin florasındaki dekoratif türlerle (Paeoniaperigrina, Anemone sylvestris, Primula veris, Clematis integrifolia, Vinca minor, Asarumeuropeum, Adonis vernalis vs.), tehlike altındaki, yasalar tarafından korunan türlerle, fakat aynı zamanda uzun süreli çiçekleri olan ve bahçeyi uzun süreli olarak renklendiren egzotik türlerle temsil edilecek olan çiçeklerden oluşan bir halı yaratmaya karar verdi. Ayrıca, özellikle çocuklar olmak üzere, ziyaretçileri etkilemek için folklor masallarındaki küçük mimari formlarla ve karakterlerle birlikte kompozisyonlar halinde entegre edilen Bilimler Akademisinin Botanik Bahçesinde elde edilen türler olacaktır. Bu şekilde, dekoratif banklar, kuyular, arabalar, salıncaklar gibi öğelerin yanı sıra peri masalları karakterlerini de dahil edeceğiz: Keçi ve Üç Çocuk, kurt, Pacala ve Tandala, tilki, ayı, Fat-Grumos ve İleana Cosanzeana, ejderha, yaşlı cadı vs. “Dilek Ağacında” ise ziyaretçiler dileklerini bir kağıda yazıp bırakabileceklerdir. Ağaç bu halının merkezinde yer alacaktır. Ağacın yanında serginin maskotları yer alacaktır: Moldova’nın geleneksel kıyafetlerini giyen Ece ve Efe. Giriş kapıları geleneksel stilde dekore edilecek ve bahçe ise çubuklardan oluşan dekoratif bir çitle çerçevelenecektir. Bu projenin amacı ülkemizin flor ve fauna çeşitliliğini, geleneklerini ve ulusal giyimi kuşamı tanıtmak ve ayrıca ziyaretçileri enfes peyzajlı bir bahçe ile memnun etmektir.

 

Tarihçe:

2015-2020 için Moldova Cumhuriyetinin Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi (bundan sonra Strateji olarak anılacaktır) Moldova Cumhuriyetindeki biyoçeşitliliğinin mevcut durumunu, biyoçeşitlilik bileşenlerindeki değişiklik trendlerini ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik faaliyetlerin hedef ve amaçlarını yansıtmaktadır.

Biyoçeşitlilik konsepti veya biyolojik çeşitlilik konsepti ilk olarak Rio de Janeiro’da 1992 yılında düzenlenen UNCED Dünya Zirvesinde yeni bir uluslar arası çevresel aracının onaylanmasıyla bağlantılı şeklinde tanımlanmıştır. Dünyadaki hayatın önemini vurgulamakta ve dört yaklaşım belirlemektedir: ekosistemlerin çeşitliliği, türlerin çeşitliliği, genetik çeşitlilik ve etnik kültürel çeşitlilik.

Kavramsal açıdan, biyoçeşitlilik kendine has bir değere sahip olmakla birlikte diğer değerleri de ekolojik, genetik, sosyal, ekonomik, bilimsel, eğitimsel, kültürel, rekreasyon ve estetik öğeleriyle ilişkilendirilmektedir.

İnsan medeniyetinin varlığının ana şartı olan biyoçeşitlilik, yaşam sistemi ve sosyal ekonomik sistemlerinin geliştirilmesini desteklemektedir. Doğal ve yarı doğal ekosistemlerin içerisinde spesifik dahili bağlantılar mevcut olup bunlar aracılığıyla materyal, enerji ve bilgi değiş tokuşu gerçekleştirilerek verimliliğin, uyum sağlamanın ve dayanıklılığının oluşmasını sağlamaktadır.

 

 

Bu ara bağlantılar son derecede komplekstirler; sistemlerin çalışması için her bir türün öneminin ve bunların sayısının azalmasının veya yok oluşlarının sonuçlarının ne olacağını tahmin etmek zordur. Bunlar, insan gelişiminin ve refahının bağlı olduğu kaynakların ana sağlayıcısı olan ekosistemlerin uzun vadede yaşayabilmeleri için vazgeçilmezdirler. Bu nedenle biyoçeşitliliğin sürdürülebilmesi insanlar da dahil çeşitli yaşam formlarının sağ kalımını sağlamak açısından önemlidir.

 

Toprak iklim koşulları, suyun arıtılması, doğal afetlerin ve etkilerin hafifletilmesi gibi ekolojik sistemlerin görevlerinin sağlanılmasında biyoçeşitliliğin rolü eşit derecede önemlidir.

Moldova Cumhuriyeti Biyolojik Çeşitlilik Konvansiyonunu (bundan sonra CBD olarak anılacaktır) 1995 yılında onaylamıştır. Bu konvansiyon biyoçeşitliliğin muhafaza edilmesini, öğelerinin sürdürülebilir kullanımını ve genetik kaynakların kullanımından ve bu kaynaklara erişimden kaynaklanan faydaların adil ve doğru paylaşımını ele alır ve ilgili kaynaklara ilişkin tüm hakları ele alarak biyoçeşitlilik muhafaza önemleri konusunda uygun bir finansman sağlar.

Taraflar CBD Konferansının çerçevesi dahilinde, biyoçeşitlilik muhafazasının ve sürdürülebilir gelişiminin temelini teşkil eden ilkeler, sosyal ekonomik sisteminin sürdürülebilir gelişimi kapsamında, aşağıdaki gibi onaylanmıştır:

1)        Önleme ilkesi: Olası tehlikelerin etkileri ortadan kaldırılır veya hafifletilirse biyoçeşitlilik etkili bir şekilde muhafaza edilebilir;

2)        Dikkat ilkesi: eksiksiz bilimsel çalışma eksikliği biyoçeşitlilik üzerine olumsuz etkisi olan faaliyetlerin kabulü için bir zemin olarak kabul edilemez;

3)        Kirletici öder ilkesi: Biyoçeşitliliğin yok olmasına neden olan taraf etkinin önlenmesine, hafifletilmesine veya ekolojik rekonstrüksiyonun sağlanmasına ilişkin maliyetleri ödemelidir;

4)        Karar almada ve çevresel bilgi ve adalete erişim konusunda kamu iştiraki ilkesi: insanların çevresel bilgilere erişimi ve çevreyle ilgili kararlar vermede iştirak etme hakkı olmalıdır;

5)        Sektör entegrasyon ilkesi: biyoçeşitliliğin sürdürülmesi ve bileşenlerinin sürdürülebilir kullanımı karar verme ve sektöre spesifik tüzükler oluşturma sürecinde dikkate alınmalıdır;

6) Eko sistem yaklaşım ilkesi: Ekosistemlerin ve onların destek kapasitelerinin yapısını ve işlevlerini dikkate alan ilgili bilimsel metodolojilerinin uygulanmasına dayalı, uyumlu ve entegre bir yönetim stratejidir;

7) Ekolojik ağ ilkesi: öğeleri ve ekolojik bağlantıların sağlanmasını merkezi bileşenler olarak korunan doğal ortam dahilinde sağlayan sosyal peyzaj arasındaki bağlanabilirliğin sağlanması.

 

CBD çerçeve konvansiyonu sadece genel muhafaza ve sürdürülebilir kullanım önlemleri içermektedir. Bunların uygulanması için stratejilerin, ulusal plan veya programların geliştirilmesi veya hazır olanların adapte edilmesi gereklidir ve aynı zamanda ilgili sektörler plan, program ve tüzüklere biyoçeşitliliğin muhafazası ve sürdürülebilir kullanımının entegre edilmesi gereklidir.

Bu sebepten ötürü, 2001’de Parlamento ilk Biyolojik Çeşitliliğin Muhafazasına ilişkin Ulusal Stratejiyi ve Eylem Planını (bundan sonra NBSAP olarak anılacaktır) onaylamıştır. Bu iki belge önümüzdeki 10 yıla ilişkin ana faaliyet yönlerini belirlemiş ve acil sorunların çözülmesindeki ülkenin dahili kapasitelerini mobilize etmiştir. 2001’deki NSAP’da 263 eylemin gerçekleştirilmesi yaklaşık 19 milyon USD’lik bir finansal destekle sağlanmıştır. Bunun ana icracıları Çevre Bakanlığı, Moldova Bilimler Akademisi, Tarım ve Gıda Sanayi Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve “Moldsilva” Ajansı olmuştur.

NSAP CBD ile ilgili eylemlerin çoğu gerçekleştirildi ve uygulama ilerlemesi biyoçeşitlilik konusundaki 5 ulusal raporda yansıtılmıştır (1999, 2001, 2005, 2010, 2014). Bunlar CBD web sitesinde (www.cbd.int) Çevre Bakanlığı dahilindeki Biyoçeşitlilik Ofisinde (http://bsapm.moldnet.md) yayınlanmıştır.

Biyoçeşitlilik korunmasındaki (doğal sit ve ormanlık alanlarının genişletilmesi, ulusal ekolojik ağın oluşturulması, halkın ekolojik hassaslaştırılması vs) önemli ilerlemelere rağmen, ekosistemlerin ve doğal alanların bozulma prosesi durdurulmamıştır.

Bu Stratejinin tüm amacı ülkenin sürdürülebilir geliştirme temelini güçlendirerek biyoçeşitlilik elementlerinin kalitesinin iyileştirilmesi için koşulların yaratılmasıdır. Bu bağlamda bu Stratejinin vizyonu Moldova Cumhuriyetinin Avrupa Standartlarına mümkün olduğunca yakın olan isteklerini ve Avrupa entegrasyon amacını sağlamaktaki idealini yansıtmaktadır. Bu stratejide yer alan tüm öncelikli geliştirme talimatlarının amacı ulusal tüzükleri Avrupa’dakilerle uyumlu hale getirmektir.

Sonuç olarak bu Stratejinin yürürlülüğe konulmasıyla birlikte Moldova Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslar arası anlaşmaların hükümleri özellikle 2011-2020 Stratejik biyoçeşitlilik planında yer alan tavsiyeler ve 2020’ye kadar EU CBD Stratejik Planda yer alan Tarafların CBD Konferansında (2010) Nagoya (Japonya)’da onaylandığı şekilde Aici biyoçeşitlilik amaçları dahil, popülasyonun zayıf katmanlarının korunması kapsamında ve çevrenin korunmasındaki kadının rolü açısından ile sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi bağlamında, UN tarafından tanıtıldığı şekilde, ulusal seviyede gerçekleştirilmelidir.

Bu Stratejinin paydaşları, ana merkezi kamu yetkilileri (Çevre Bakanlığı, Tarım ve Gıda Endüstrisi Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, “Moldsilva Ajanı), Moldova Bilimler Akademisi, yerel kamu idari makamlar, hukuk toplumu (kamusal birlikler, topluluklar ve genel olarak kamu) ile özel sektör (sanayi, turizm ve doğal kaynak işletmeciliğinde aktif olan taraflar) olmalıdır.

 

aDSC_2399

aDSC_2399

by Elif Alpayçetin | 01 Tem, 2016